Keleşoğlu Hukuk Bürosu
← Makalelere Dön
Ceza Hukuku

Karşılıksız Yararlanma Suçu ve Cezası (TCK 163)

Karşılıksız yararlanma suçunun cezası nedir? Kaçak elektrik, su, doğalgaz, telefon hattı veya dijital yayın platformlarını izinsiz kullanmanın cezası nedir?

Karşılıksız Yararlanma Suçu ve Cezası (TCK 163)

Karşılıksız Yararlanma Suçu ve Cezası (TCK 163)

Karşılıksız Yararlanma Suçu ve Cezası (TCK 163)
Karşılıksız Yararlanma Suçu ve Cezası (TCK 163)

Karşılıksız yararlanma suçunun cezası nedir? Kaçak elektrik, su, doğalgaz, telefon hattı veya dijital yayın platformlarını izinsiz kullanmanın cezası nedir? Bu rehberde elektrik hırsızlığı suçunun cezası, etkin pişmanlık ile ceza indirimine ilişkin güncel Yargıtay kararları detaylı biçimde ele alınmaktadır.

İçindekiler

  1. Karşılıksız Yararlanma Suçu Nedir?
  2. Karşılıksız Yararlanma Suçunun Cezası
  3. Karşılıksız Yararlanma Suçu Yargıtay Kararları
  4. Sıkça Sorulan Sorular

Karşılıksız Yararlanma Suçu Nedir?

Karşılıksız yararlanma suçu; elektrik, su, doğalgaz, telefon gibi hizmetlerin sahibinin rızası dışında ve tüketim miktarının tespitini önleyecek şekilde (kaçak) kullanılması veya bedeli ödenerek otomatlar aracılığıyla yararlanılan hizmetlerden hiçbir karşılık ödenmeden (kaçak) yararlanılması halinde oluşan bir malvarlığı suçudur.

765 sayılı eski TCK döneminde "elektrik hırsızlığı" olarak bilinen suçu da bünyesinde barındıran karşılıksız yararlanma suçu, 5237 sayılı TCK m.163'te "Malvarlığına Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir. Karşılıksız yararlanma suçunun unsurları şunlardır:

Kaçak Elektrik, Su, Doğalgaz Kullanma Suçu (TCK m.163/3): Suçun bu halinin işlenebilmesi için elektrik, su veya doğalgazın sayaçtan geçirilmeden kullanılması gerekir. Tüm bu hizmetler bir sayaçtan geçirilerek kullanılmışsa, suçun unsurları oluşmaz. Elektrik, su ve doğalgaz abonelik esasına göre kullanılan hizmetlerdir. Kullanıcının abone olmadan bu hizmetleri kullanmasına rağmen ilk kullandığı andan itibaren bir sayaç takarak yararlanması halinde karşılıksız yararlanma suçu meydana gelmez. Çünkü karşılıksız yararlanma suçunun en önemli unsuru, tüketim miktarının tespit edilmesini engelleyecek şekilde bu hizmetlerden faydalanılmasıdır. Tüketim miktarı, kullanıcının haricen taktığı sayaçtan kuşkuya yer vermeyecek biçimde anlaşılıyorsa karşılıksız yararlanılan bir hizmet söz konusu olmayacaktır. Bu durumda hizmetten yararlanan kişi bedelini ilgili kuruma ödeme yükümlülüğü altına girecektir; yani uyuşmazlık ceza hukuku alanında değil, özel hukuk alanında gerçekleşen bir borç/alacak ilişkisine dönüşecektir.

Otomatlardan Karşılıksız Yararlanma Suçu (TCK m.163/1): Otomatlardan bedeli ödenerek yararlanılan hizmetlerden bedelsiz yararlanılması halinde karşılıksız yararlanma suçunun bu hali oluşur. Örneğin, metro istasyonuna konulan yiyecek-içecek otomatından tel kullanarak içeceği alıp bedelini ödemeyen kişi, karşılıksız yararlanma suçunun bu şeklini işlemiş olur.

Telefon Hatlarından veya Yayınlardan Karşılıksız Yararlanma (TCK m.163/2): Telefon hatları ile frekanslarından veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanılması suçun bu şekline vücut verir. Örneğin, abonesi olmadığı bir platformun şifresini kırarak canlı bir spor yayınını izleyen kişi suçun bu şeklini işlemiş olur.

Karşılıksız Yararlanma Suçunun Cezası

Karşılıksız yararlanma suçunun cezası şu şekildedir:

  • Otomatlar aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanan kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır (TCK m.163/1).
  • Telefon hatları ile frekanslarından veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır (TCK m.163/2).
  • Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadarhapis cezasına hükmolunur (TCK m.163/3).

Zararın Ödenmesi ve Etkin Pişmanlık

Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz (TCK m.168/5).

Karşılıksız yararlanma suçunda zararın karşılanmasından kastedilen; vergilerin dahil olduğu gerçek zararın karşılanmasıdır. Failin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi için kamu veya özel kurumların kaçak kullanım nedeniyle kestiği cezaları ödeme yükümlülüğü yoktur.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve HAGB

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Karşılıksız yararlanma suçu nedeniyle TCK m.163/1-2 fıkralarından dolayı hükmedilen hapis cezaları adli para cezasına çevrilemez; çünkü adli para cezası bu fıkralarda seçenek yaptırım olarak düzenlendiğinden, mahkeme seçenek yaptırımlardan hapis cezasını seçtikten sonra bu cezayı adli para cezasına çevirmesi hukuken mümkün değildir. Ancak TCK m.163/3'te düzenlenen kaçak elektrik, su, doğalgaz kullanılması suçları nedeniyle alt sınırdan hükmedilen hapis cezaları adli para cezasına çevrilebilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Karşılıksız yararlanma suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası veya adli para cezası hakkında HAGB kararı verilmesi mümkündür.

Ceza ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Karşılıksız yararlanma suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında erteleme hükümlerinin uygulanması mümkündür.

Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Uzlaşma

Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. Karşılıksız yararlanma suçu, TCK 167'deki yakınlar aleyhine işlenirse uzlaşmaya tabidir.

Karşılıksız yararlanma suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almamaktadır. Şikayet hakkı, dava zamanaşımı süresinde kullanılabilir. Şikayetten vazgeçme, ceza davasının düşmesi sonucunu doğurur.

Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamış ise ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur. Karşılıksız yararlanma suçu yargılamalarında olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Görevli Mahkeme

Karşılıksız yararlanma suçu hakkında yargılama yapma görevi, asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Karşılıksız Yararlanma Suçu Yargıtay Kararları

Aşağıda karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin güncel ve emsal nitelikteki Yargıtay kararlarına yer verilmiştir.

Elektrik Tüketiminin Belirlenmesi ve Etkin Pişmanlık Hükümleri

Sanık hakkında; abonelik sözleşmesi feshedildikten sonra yeniden sözleşme yapmadan sayaçtan geçirmek suretiyle elektrik kullandığının kaçak elektrik tespit tutanağı ile tespiti karşısında, sanığın konutta kullandığı sayacın kullanıcı tarafından her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu da dikkate alınarak, bozma öncesi alınan 11/03/2014 tarihli bilirkişi raporunda tüketimler arasında sağlıklı bir kıyaslama yapılamadığının belirtilmesi karşısında, sanığın konutunda kullandığı sayacın tüketimi eksik gösterip göstermediği veya sayaca tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde müdahale edilip edilmediğinin tespiti için, Ceza Genel Kurulu'nun 16/05/2006 tarih, 2006/7-137 Esas ve 142 Karar ile 13/06/2006 tarih, 2006/7-160 Esas ve 161 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, suça konu gerçek kullanım miktarını belirlemek amacıyla; sanık suça konu yerden taşındığını beyan ettiğinden, suç tarihinde suça konu adreste hangi tarihlerde oturduğunun kesin olarak tespit edilerek, ihtilafsız aynı dönemdeki tüketim miktarına, aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerine ve projesinde belirtilen güce, ortalama kullanım saatlerine göre suç tarihine kadar tüketilmesi gereken elektrik miktarının ve vergiler dahil cezasız usulsüz elektrik kullanım bedelinin tespiti, sayaçtan geçirerek kullanım sebebiyle sayaçtan geçen miktara ilişkin endeksin belirlenen gerçek ihtiyaç ile karşılaştırılıp orantılı olup olmadığına dair yeterli içerik ve nitelikte ek bilirkişi görüşü alınması gerektiği; sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyerek karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti durumunda kurum zararının soruşturma aşamasında ödenmesi halinde TCK'nın 168/5. fıkrası gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gerektiği; bu konuda soruşturma aşamasında yapılması gerekip yapılmayan usuli işlemlerin kovuşturma aşamasında tamamlanması sebebiyle bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, verilecek makul sürede ödenmesi halinde etkin pişmanlıktan faydalanabileceği, ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı gözetilmeden eksik kovuşturma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak beraat kararı verilmesi, bozma nedenidir (Yargıtay 17. Ceza Dairesi - K.2017/15880).

Karşılıksız Yararlanma Suçunda Etkin Pişmanlık İçin Ödenmesi Gereken Zarar

Karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan TCK'nın 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda katılan kurumun uğradığı zararı, vergisi dahil suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan cezasız tutarı ödemesi halinde hakkında kamu davası açılamayacağının, ödeme süresi ve yerinin soruşturma merciince sanığa bildirilmeden, bildirime ilişkin belgenin denetime esas şekilde dosyaya konmadan, sanığa dava açılmasını engelleme imkânı tanınmadan kamu davası açılması karşısında; bunun iddianamenin iadesi sebebi olduğu gözetilmeden kabul edilip yapılan yargılamada, sanığın kovuşturma aşaması sonlanmadan borcu ödediği anlaşılmakla, safhadan dönülmezlik ilkesi gereği sanık hakkında düşme kararı verilerek adli sicile kaydının yapılması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir (Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/6677 E., 2022/16053 K.).

Kaçak Su Kullanımı İddiasının Eksik Araştırılması

Sanığın yurt dışında yaşadığını belirttiği halde, bu hususta kolluk araştırması yapılarak suça konu yerde, suç tarihinde kimin oturduğu tespit edilmeden ve ayrıca eğer burada sanık oturuyorsa mahallinde keşif yapılmak suretiyle kurulu güç tespit edilip, abonesiz dönemde normal kullanıma göre tüketebileceği ortalama su miktarı bilirkişiye hesaplattırılarak, kayıtlı sayaçtan geçirilen tüketim miktarıyla uyumlu olup olmadığına dair bilirkişiden rapor alındıktan sonra, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken; suçun sübutu halinde ise katılan kurumun tutanak sebebiyle oluşan vergiler dahil ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılarak, sanığa şikayetçi kurumun zararını gidermesi durumunda 6352 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair giderilmesi gerekli zarar miktarlarını açıkça içeren nitelikte bildirimde bulunulduktan sonra makul bir süre tanınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 17. Ceza Dairesi - Karar: 2017/1775).

Kaçak Elektrik Kullanma Suçunda Bildirim Zorunluluğu

6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle "bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına" dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı; eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği; somut olayda sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapıldığı ancak ödeme yeri ve süresinin ihtarda belirtilmemesine rağmen sanığın müşteki kurum zararını kovuşturma aşamasında giderdiğinin anlaşıldığı; böylece usule uygun ödeme ihtarı yapılmayan ancak kovuşturma aşamasında zararı gideren sanık hakkında kamu davası açılamayacağından kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken kovuşturmaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi bozma nedenidir (Y2CD E.2025/6284 - K.2025/13055).

Aynı doğrultuda, sanık tarafından soruşturma aşamasında yasal ihtar olmaksızın kovuşturma aşamasında kurum zararının ödendiği bir olayda, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi bozma nedeni sayılmıştır (Y2CD E.2025/6200 - K.2025/13050).

06.09.2012 tarihinde hakkında sayacın faz giriş ve çıkışının birbirine temas ettirilmesi suretiyle elektrik kullandığına dair tutanak düzenlenen sanığın normal tarifeye göre (vergiler dahil cezasız) hesaplanan kurum zararını gidermesi halinde kendisi hakkında kamu davasının açılamayacağının TCK'nın 168/5. maddesinde öngörülmesi karşısında; sanığın ödemesi gereken kaçak kullanım bedelinin hangi süre içerisinde, nereye yatırılacağının şikayetçi mercii ve soruşturma makamlarınca anlaşılır biçimde sanığa bildirilmeden, bu bildirimin tebliğine dair evrakın Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosyaya alınmadan, sanığa kamu davası açılmasını engelleme imkânı sağlanmadan görülen davada, sanığa bilirkişi tarafından hesaplanan kurum zararını ödemesi hususu ihtar edilip sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Karar: 2016/117979).

Bilirkişi tarafından normal tarife üzerinden hesaplanan kaçak kullanım bedelini ödemesi hususunda sanığa ihtar yapılıp makul bir süre verilerek sonucuna göre hakkında 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2015/19553).

Kaçak Elektrik Kullanma ve Mühür Bozma Suçu

15.12.2010 tarihli kaçak tespit tutanağına göre, sanığın meskenindeki sayacın "nötr kesilerek sayacın dönmesinin engellendiği"nin tespit edildiği, bilirkişi raporuna göre tutanak öncesi tüketim ile tutanak sonrası tüketimde bariz fark olduğu ve evdeki kurulu güce göre kullanılması gereken elektriğin tutanak sonrası tüketim ile uyumlu olduğunun belirtildiği, sanığın kaçak kullanım bedelini süresinde ödediğinin anlaşılması karşısında; sanığın sübut bulan karşılıksız yararlanma suçundan 6352 Sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden beraatine karar verilmesi ve mühür bozma suçundan katılan kurumdan suç tarihi öncesine ait usulüne uygun mühürleme tutanağının bulunup bulunmadığı sorularak varsa sanığın mahkûmiyeti yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Karar: 2016/11731).

Sanığın İradesi Dışında Kaçak Gizli Hat Çekildiği İddiasının Araştırılması

Sanığın kiracı olarak oturduğu evde mühürlü sayaç harici kare buattan harici hat çekilerek kullanım şeklinde kaçak elektrik tutanağı düzenlendiği, sanığın savunmasında ev sahibinden aboneliği almak istediğini, ev sahibinin kabul etmediğini, binanın yapılırken gizli hat çekildiğini beyan etmesi karşısında; ev sahibinin konuya dair beyanı alınarak ve bilirkişiden tutanakta belirtilen kaçak elektrik kullanımının nasıl gerçekleştiği hususunda rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Karar: 2016/11155).

Mühürlenen Elektrik Sayacının Borcun Ödenmesine Rağmen Açılmaması

Sanığın, sayacının elektrik borcundan dolayı mühürlendiğini, yaklaşık 1 yıl elektriğinin kesik kaldığını, sonrasında kuruma olan borcunu ödediğini, görevlilerin elektriği açacaklarını söylediklerini ancak gelen olmadığını, evde küçük çocukları olduğu için kendi çabasıyla elektriği açmaya çalıştığını beyan etmesi karşısında; kuruma yazı yazılarak mühürleme tutanağına esas olan elektrik borcunun ödenip ödenmediği, ödenmiş ise ne zaman ödendiği ve borcun ödenmesini takiben elektriğin aynı tarihte açılıp açılmadığı hususlarının sorulmasından sonra kanıtların bir bütün halinde değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 22. Ceza Dairesi - Karar: 2016/2923).

Köy Yerinde Kaçak Su Kullanmak Suç Değil, Kabahattir

Hakkında sayaçsız olarak kaçak su kullandığına dair tutanak düzenlenen sanığın aşamalarda su sayacı bulunmayan yeri kullanmadığını beyan ettiği ve kolluk görevlilerince düzenlenen tutanakta suça konu evin yaklaşık 10-15 yıldır boş olduğunun belirtildiği anlaşılmakla; öncelikle sanığın söz konusu evden su kullanıp kullanmadığının araştırılarak kesin olarak tespiti, sanığın suça konu evden su kullandığının tespiti halinde ise suça konu yerin köy olması sebebiyle sanığın eyleminin 7478 sayılı Köy İçme Suları Hakkında Kanun kapsamında kaldığı ve kabahat niteliğinde olduğu gözetilerek sonucuna göre hukuki durumunun tayini yerine eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Karar: 2016/1995).

Birden Fazla Kişinin Aynı Kaçak Elektriği Kullanması

Kaçak elektrik tespit tutanağına konu binada tek sayaçtan üç daire ve bir işyerinin ortak olarak elektrik kullanıldığının tespit edilmesi karşısında, suç tarihinde sayaç ile ilgilenen şahısların kimler olduğu araştırılarak, tespit edilen şahıslar hakkında ihbarda bulunularak kamu davası açılması halinde davalar birleştirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat hükmü kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2015/21245).

Kaçak Elektrik Kullanılan Evin Kimler Tarafından Kullanıldığının Araştırılması

Sanığın tutanağa konu evden daha önce taşındığını savunması ve adres bilgileri raporuna göre tutanak tarihinde sanığın ikamet etmediğinin belirtilmiş olması, ancak bu tespitin beyana dayalı olarak düzenlenmesi karşısında, suç tarihinde tutanağa konu evde kimin ikamet ettiği yönünde kolluk marifetiyle araştırma yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2015/20687).

Yan Dükkândan Sayaçtan Geçirerek Elektrik Kullanma Suç Değildir

Sanığın, işyerinin yanındaki dükkânın elektriğinden hat çekmek suretiyle elektrik kullandığı şeklindeki savunması ve yan dükkân sahibinin bu savunmayı doğrulaması karşısında, tutanak tanıkları dinlenerek mahallinde keşif yapılmak suretiyle sanığın yan dükkândan hat çekerek o dükkândaki sayaçtan geçmek suretiyle elektrik kullanıp kullanmadığı tespit edilmeli; kullanıldığının tespiti halinde eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olması nedeniyle beraat, kullanılmadığının tespiti halinde ise kurulu güçlere göre tüketim tespit edilerek geçmiş kullanımlar ve fatura bedelleriyle karşılaştırılıp kaçak kullanım bulunup bulunmadığı ve karşılıksız yararlanma kastı ile davranılıp davranılmadığının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2015/20659).

Sanık hakkında düzenlenen kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağından, sanığın borcundan dolayı kesik olan elektrik enerjisini açarak sayaçtan geçecek şekilde kullandığının anlaşılması, sanığın ise kaçak elektrik kullanmadığını, kullanılan elektriğin sayaçtan geçtiğini savunması karşısında; sanığın suç işleme kastıyla hareket edip etmediğinin belirlenmesi için suç tarihinden en az bir yıl önceki ve bir yıl sonraki tüketim föylerinin getirtilip, gerektiğinde keşif yapılarak kurulu gücün tespit edilmesi, suça konu yerdeki kurulu güce göre kaçak elektrik tespit tutanağında belirtilen endeks değerinin uyumlu olup olmadığı konusunda bilirkişiden rapor alınması, sonucuna göre sanığın karşılıksız yararlanma kastı ile hareket edip etmediğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmaya dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2015/20287).

Sanığın, komşusu olan katılanın babasından miras kalan evde kurulu sayacın çıkışından kendisinin işlettiği işyerine katılanın rızası olmadan elektrik enerjisi alması şeklindeki eyleminin, sanık ile katılan arasında abonelik ilişkisi kurulması mümkün olmadığından TCK'nın 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçunu oluşturmadığı gibi, ekonomik değer taşıyan her türlü enerjinin taşınır mal sayılacağına dair TCK'nın 141. maddesinin 2. fıkrasının da 6352 sayılı Kanun'un 105. maddesi ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle hırsızlık suçunu da oluşturmadığı ve hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gözetilerek sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2015/5837).

Borcundan Dolayı Kesik Sayacın Açılarak Kullanılması

Kurum tarafından yapılan denetimde düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağında sanığın "borcundan dolayı kesilen elektriği açarak kullandığının" belirtilmesi karşısında; karşılıksız yararlanma kastının bulunup bulunmadığı yönünden, mahallinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi aracılığıyla tespit edilecek kurulu güç ile sayaçtaki tüketim miktarının, elektriğin kesildiği tarihli sökme-takma mühürleme tutanağında belirtilen tüketim endeksi ile karşılaştırılması yapılarak sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2015/19991).

Abonesiz Elektrik Kullanımında Suç Kastının Araştırılması

Sanığın meskeninde yapılan denetimde düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağında "abonesiz elektrik kullanıldığının" belirtilmesi karşısında; kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu da dikkate alındığında, karşılıksız yararlanma kastının bulunup bulunmadığı yönünden, sanığın hangi tarihten itibaren bu evde oturduğu konusunda kolluk araştırması yaptırılıp, suça konu sayacın ne zaman takıldığı araştırılarak kaçak kullanım süresi belirlendikten sonra, mahallinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi aracılığıyla tespit edilecek kurulu güç ile sayaçtaki tüketim miktarının sayacın takıldığı tarihe göre karşılaştırılması yapılarak sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2015/19989).

Sanık hakkında, idareye kaydı olmayan sayaçtan geçirmek suretiyle kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla dava açıldığı ve bu şekildeki sayaca sanığın her zaman müdahale etmesinin olanaklı bulunduğu gözetilerek, muhtarlık kayıtları, telefon ve su aboneliğine ilişkin belgeler getirtilip incelenerek, gerektiğinde kolluk araştırması da yaptırılarak sanığın suça konu sayacı hangi tarihten itibaren ve ne kadar süreyle kullandığı araştırılarak, bu süreye göre sayaçtaki tüketimin kurulu güçle ve tespit öncesi/sonrası tüketimlerle uyumlu olup olmadığı bilirkişi aracılığıyla belirlenip sanığın sayaca müdahale edip etmediğinin ve dolayısıyla karşılıksız yararlanma kastının bulunup bulunmadığının saptanması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2015/19607).

Abonesiz kullanımın tespit edildiği tarihte işyerinde sorumluluğu bulunup bulunmadığı kesin olarak saptanmayan sanığın, aşamalarda daha önce bu işyerindeki ortaklıktan ayrıldığını savunması karşısında, işyerinin vergi kayıtları ile resmi kurumlardaki diğer belgeler incelenerek, sorumlu olduğunun belirlenmesi halinde kurum zararının normal tarifeye göre vergi ve cezalar hariç olarak bilirkişiye hesaplattırılması ve normal tarifeye göre hesaplanan zararı giderdiği takdirde 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunulması, ödemede bulunabilmesi için makul bir süre verilip sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturma ile hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2015/18733).

Elektrik Sayacının Arızalı Olduğunun Kuruma Bildirilmesi

Sanığın sayaç dışarıda olduğu için bozuk olduğunu fark etmediğini, sayacın arıza vermesi üzerine bu durumu ev sahibine ilettiğini ancak ev sahibinin kendisiyle ilgilenmediğini ve sayacı da kendisinin DEDAŞ görevlilerine teslim ettiğini belirtmesi karşısında; sanığın iddialarının doğruluğunun tespiti bakımından ev sahibinin tanık sıfatıyla beyanının alınması ve katılan kuruma yazı yazılarak sanığın sayacı kendilerine teslim edip etmediğinin sorulması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2015/20125).

Kaçak Elektrik Kullanma Suçunda Zararın Giderilmesi Bildirimi ve İddianame Düzenlenmesi

5271 sayılı CMK'nın 170/2. maddesinde, soruşturma evresi sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısının iddianame düzenleyeceği belirtilip, 174. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iade edileceği sınırlı olarak sayılmıştır. Kaçak tespit tutanağında sayaç olmadan by-pass şeklinde bağlantı yapılarak kaçak doğalgaz kullandığı belirlenen şüpheli hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmakla, toplanan kanıtlar iddianame düzenlenmesi için yeterli şüphe oluşturduğu gibi, TCK'nın 168. maddesine eklenen 5. fıkrada zararın soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde kamu davası açılmayacağı düzenlenmiş ise de, soruşturmayı yapan Cumhuriyet savcısının zararın tazmini hakkında bildirimde bulunması gerektiğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı halde bu konuda bildirimde bulunulmadan dava açıldığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmesi ve itiraz merciince itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerindedir (Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2017/2541).

Karşılıksız Yararlanma Suçunda Etkin Pişmanlıktan Yararlanma İmkanının Sunulmaması

Karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan TCK'nın 168/5. maddesi gereğince katılan kurumun uğradığı zararı, vergisi dahil suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan cezasız tutarı ödemesi halinde hakkında kamu davası açılamayacağının, ödeme süresi ve yerinin soruşturma merciince sanığa bildirilmeden, bildirime ilişkin belgenin denetime esas şekilde dosyaya konmadan, sanığa dava açılmasını engelleme imkânı tanınmadan kamu davası açılması karşısında; bunun iddianamenin iadesi sebebi olduğu gözetilmeden kabul edilip yapılan yargılamada, sanığa belirtilen bildirimin yapılması ve sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının takdiri gerekirken, eksik işlem ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 13. Ceza Dairesi - Karar: 2018/64, benzer yönde 2018/61).

Kaçak Elektrik, Su veya Doğalgaz Kullanılarak Karşılıksız Yararlanma

TCK'nın "Karşılıksız yararlanma" başlıklı 163. maddesine yeni bir fıkra eklenmek suretiyle, esas itibarıyla karşılıksız yararlanma kapsamında değerlendirilmesi gereken ve abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğalgazın sahibinin rızası olmaksızın tüketilmesi eylemleri de karşılıksız yararlanma olarak düzenlenmiştir. Kanun gerekçesinde bu eylemlerin cezasının, söz konusu suçlarla mücadelede etkinliğin sağlanabilmesi amacıyla iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olarak öngörüldüğü açıklamalarına yer verilmiştir.

TCK'nın 163. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen fiilin konusu, abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik, su veya doğal gazdır. Bu fıkra ile elektrik, su veya doğal gazdan bedel ödeyerek yararlanan kişilerin daha fazla ödemede bulunmaması amacıyla sayılan enerjiler üzerindeki kullanım hakları korunmaktadır. Bu kapsamda suçun mağduru, kendi hattından hukuka aykırı olarak enerji nakli yapılan gerçek veya tüzel kişi olabileceği gibi, bu hizmeti sağlayan şirket de olabilir. Başka bir ifadeyle mağdur, elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın "sahibi" olmalıdır.

Abonelik esasına göre yararlanılabilme, enerjinin bir niteliği olup, bu suçun hizmeti sağlayan kurum veya kuruluşlar yanında geçerli bir abonelik sözleşmesi kurarak enerjinin sahibi hâline gelen ve kendi hattından hukuka aykırı olarak enerji nakli yapılan gerçek veya tüzel kişilere karşı işlenmesi de mümkündür.

Elektrik enerjisi, doğal gaz veya sudan sahibinin rızası olmadan yararlanma fiilinin oluşması için, gerçek tüketim miktarının tespitinin engellenmiş olması da gerekir. Bu durum, abonelik esasına göre kurulması gereken tesisatın abonelik ilişkisi kurulmaksızın enerjiden yararlanma şeklinde ortaya çıkabileceği gibi, geçerli bir abonelik ilişkisi bulunmakla birlikte enerjinin tüketim miktarını gösteren tesisata müdahale edilmesi sonucu tesisatın tüketim miktarını hiç göstermemesi veya daha az göstermesi şeklinde de gerçekleşebilir. Karşılıksız yararlanma suçunun oluşabilmesi için failin sadece kendi sayacına müdahale etmesi şart olmayıp, abone olan başka bir kişiye ait sayaçtan geçtikten sonra ayrı bir hat çekerek ve ayrı bir sayaçtan geçirmeksizin kaçak elektrik kullanması hâlinde de kullandığı elektrik miktarının belirlenmesini engellemesi söz konusu olacaktır. Önemli olan, kullanılan kaçak elektrik ya da su miktarının belli olmamasıdır; kaçak kullanılan elektriğin başkasına ait sayaçtan geçmesinin bu bakımdan önemi yoktur (Ceza Genel Kurulu - K.2022/302).

Sıkça Sorulan Sorular

Karşılıksız yararlanma suçunun cezası nedir?

TCK m.163/1 uyarınca 2-6 ay, m.163/2 uyarınca 6 ay-2 yıl, m.163/3 uyarınca (kaçak elektrik, su, doğalgaz) 1-3 yıl hapis cezası öngörülmektedir.

Etkin pişmanlık hükümlerinden nasıl yararlanılır?

Kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilirse kamu davası açılmaz; hüküm verilinceye kadar tazmin edilirse ceza üçte birine kadar indirilir (TCK m.168/5).

Karşılıksız yararlanma suçunda zamanaşımı süresi ne kadardır?

Olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Karşılıksız yararlanma suçuna hangi mahkeme bakar?

Asliye ceza mahkemesi görevlidir.

Kaçak elektrik kullanan kişi tek başına mı sorumlu olur?

Hayır; birden fazla kişinin aynı kaçak elektriği kullandığı durumlarda, sayaçla ilgilenen tüm şahısların kimliği araştırılarak her biri hakkında ayrı ayrı değerlendirme yapılabilir.